Fazlası Ne Olur?
İnsanın bünyesi, ihtiyacından fazla aldığı besin ve vitaminlerin kullanamadığı kısmını boşaltım sistemiyle dışarı atar.
İnsanın zihni de kullanabileceğinden fazla bilgiye maruz kalırsa, bunun önemli bir kısmını işler, kalanını ise zamanla dışarıda bırakır.
Bu nedenle ne verdiğiniz kadar, bunun ne kadarının sindirilebileceği ve ne kadarının dışlanacağı da ayrı bir konudur.
Bol olan bol verir, az olan az verir. Alacak olan da ihtiyacı ve kullanabileceği kadarını alır. Fazlası elbet bir başkasına kalır.
İnsanlara “Neden görmüyorsun, neden anlamıyorsun, neden öğrenmiyorsun?” gibi sorular sormamızın çok da anlamı olmadığını biliyoruz.
Tüm bunlar için altyapının gerekliliği, hazır olmanın önemi, ihtiyaç duymanın zorunluluğu, alma kapasitesi, kısmetinde olup olmadığı gibi bize bağlı olmayan pek çok etmenin de bulunduğunu bir kez daha hatırlamakta fayda var.
Zamanlama, zemin, altyapı, kapasite ve nasip beşlisi; bize ulaşanın ne kadarını sindirebileceğimizi, dışarıda kalanın ise ne kadarının kısmetimizden çıktığını belirler.
Bu kısa yazının amacı şunu hatırlatmak:
Veren isek, verdiklerimizi alacak kişinin durumu önemlidir.
Alan isek, verenin bize sunduğu ışık ile iç dünyamızın o ışığı alabilecek hâli arasında bir denge bulunur.




Yorumlar