Acziyet Gösteren Kalabalıklar
Çiçek seven insanlarız.
Ben de iş yerimin önündeki alana her ay 20-30 çiçek dikiyorum. Yine çiçek seven insanlar, her ay 20-30 çiçeği yerinden söküp sevdiklerine sunmak için evlerine götürüyor.
Hayvansever insanlarız.
İnsanlar, pet shoplarda acı çekmesinler diye hayvanları satın alıp çocuklarına, sevdiklerine hediye götürüyor. Sonra zaman geçiyor ve hayvan barınakları, onları toplamak için ekipler kurup sokak sokak peşlerinden koşuyor.
Doğasever insanlarız.
Doğanın içindeki lüks otellerin hangileri olduğunu araştırmadan yapamıyoruz.
İnsan seven insanlarız.
“İnsan olsunlar, adam olsunlar, sevelim,” diyoruz. Sonra da “Nerede bulacaksın insan gibi insanı?” deyip insanları yermekten imtina etmiyoruz.
İnançlıyız, dürüstüz, sevgi doluyuz, tutarlıyız, adiliz, güveniliriz, saygılıyız…
Her şeyde, her türlü haklılığa ve doğruluğa sahip insanlarız. Ancak her şeyi kendimize göre, kendi istediğimiz gibi ve kendi değerlerimizce yapıyoruz.
Peki, gerçeğimiz ne?
Sonuçta, sosyal yaşamla bireysellik arasındaki çizgide, ne bireysel kimliğin ne olduğunu ne de sosyal değerlerin neler olduğunu ayırt edebilmekten acziyet gösteren kalabalıklarız.




Yorumlar