top of page

İlişkide Değer: Eşini Küçülterek Bağlı Tutamazsın

Kimi zaman kimi insanlar, ilişkilerindeki kişi için tehlikeli bir formül seçerler. Bu seçim şudur: Kendilerinin kontrol edebileceği kadar zayıf, başkalarının kandıramayacağı kadar güçlü bir eş. İşin trajik açmazı da tam bu noktada başlar. Bu seçimi yapanlar. Eşlerini kandırabildikleri, onları yönetebildikleri ve üzerlerinde güçlü bir hakimiyet kurabildikleri ölçüde kendilerini güvende hissederler. Gücü, zayıf kıldıkları ya da sistematik bir şekilde güçsüzleştirdikleri eşleri yoluyla sağlamaya çalışırlar. Oysa üzerinde mutlak hakimiyet kurdukları ve yanlarında zayıf bıraktıkları eşleri, başkalarının karşısına çıktığında asla onların umduğu ve beklediği kadar güçlü, hâkim ve kontrol sahibi olamaz.

İlişkide baskın bir yaklaşım izleyen kişinin yanılgısı, güç ve hakimiyet temelli bir modelleme kullandığında başlar. Eşini kendisinden aşağıya indirme gayreti sergileyen ve partnerinin ona karşı hayranlığını, bağlılığını ancak bu yetersizlik illüzyonu sayesinde sağlamaya çalışan insanların en büyük yanılgısı buradadır. İlişkide sürekli azımsanan, aşağıda görülen ve aşağıya çekilen eş; bir başka kişiden gelen yükseltici, değerli kılıcı ve o güne kadar hissetmiş olduğundan çok daha yukarıda bir güç algısı oluşturacak tavır karşısında kendisini hiç olmadığı kadar değerli ve önemli hissedecektir. Bu kırılma, onun tüm değer, sadakat ve yakınlık sistemini kökten değiştirmeye yetecek niteliktedir.

Geliştirme ve koşulsuz kabul yerine seçilen bu stratejide, diğer eşe karşı uygulanan azımsanmışlık ne kadar uzun süreli, keskin ve sert ise, bu duruma maruz kalmış eş çok küçük özerkliklerle bile bir başkasının etkisine girmesi muhtemel bir boşlukta olacaktır. Ruhun en temel ihtiyacı olan var kılınma, değerli ve önemli olma dürtüsü aç bırakıldığında, ilk ikramda kolayca savrulup gidecektir.

Azımsanana karşı sergilenen, kendisine bağlayıcı ve bağımlı olması maksadını güden, üstünlükten sağlanmaya çalışılan güçlü hakimiyet, bunu uygulayanda ciddi bir algı bozukluğu oluşturur. Bu sıkıntı kişinin egosunda köklenir. Kendisini güçlü, diğerini azımsayan duruşunun ise, ilişkisinde onu "vazgeçilmez" kıldığına inanmasıdır. Bu hatalı yapı, süreç içerisinde her türlü dış etkiye karşı savunmasız, duygusal olarak aç ve doyumsuz bir sevgili yaratmanın en kesin ve en keskin yoludur.

Bu nedenle:

• Sevdiğinize sevdiğinizi söylemekten çekinmeyin.

• Onun güzel ve güçlü yönlerini övmekten imtina etmeyin.

• Onun önemli, değerli ve vazgeçilmez olduğunu vurgulayın.

• Onun güçlü, bilgili ve akıllı olmasına destek olun; bu niteliklerini kendi egonuzun altında bastırmaya çalışmayın.

• Kendi dünyasında tatminkâr bir insan olması için verebileceğiniz tüm desteği verin ki kendini değerli hissetsin, kimliğini güçlendirsin. Unutmayın; zayıf bir insanı sahte vaatlerle kandırmak çok kolaydır.

• Onu takdir edin, onaylayın ve olduğu gibi kabul edin. Bunları siz vermezseniz, bunun yokluğu ve yoksunluğuyla derin bir açlık çekecektir.

• Ona güzel, yakışıklı, akıllı, esprili... her ne ise, gerçekten onu sevdiğiniz niteliklerle sahip olduğu ve sahip olmaktan gurur duyacağı özellikler gördüğünüzü ifade edin. Bu yaklaşım hem ilişkinizi hem de ilişkinizde sevdiğiniz kişiyi mutlu ve ilişkinin gerçek sahibi kılacaktır.

 
 
 

Yorumlar


İletişim

Açıkel Yayıncılık, Eğitim, Kişisel Gelişim ve danışmanlık - Mustafa Özgür Kök
Adres : Liman mah. 40. sok. 
             Konyaaltı Antalya

​​

Tel:  90 0242 3168697

Watsup / Cep : 90 0533 8153354

Email : mozgurkok@hotmail.com

  • Instagram
  • Youtube

 

Mesajiniz icin tesekkürler

bottom of page